SON DAKİKA
Logo
Mersin Mersin 22° Açık

HAK-İŞ, ÇALIŞMA HAYATININ GELECEK 50 YILINI MERCEK ALTINA ALDI

Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in 51. Kuruluş Yıldönümü etkinlikleri kapsamında, “Türkiye’de Çalışma Hayatının Gelecek 50 Yılı” çalıştayı gerçekleştirildi. HAK-İŞ Konfederasyonu Mersin İl Başkanı Mehmet YÜCE ,çalışma hayatının temel sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Konfederasyonumuzun çözüm önerilerini paylaştı. Refahın adil paylaşımı, vergide adalet, kayıtlı istihdam, ücret politikaları, sosyal diyalog, sendikal örgütlenme, dijital ve yeşil dönüşüm, afetlere hazırlık, uluslararası dayanışma ile iş sağlığı ve güvenliği başlıklarında değerlendirmeler yapan Yüce, “Bizler değişime karşı değiliz. İşçinin bugününü korurken yarınını da güvence altına alma mücadelesi veriyoruz” dedi.

“Yüzüncü Yıl Vizyonumuzu Sizlerin Görüş ve Önerileriyle Güçlendirmek İstiyoruz”

HAK-İŞ Konfederasyonu Mersin İl Başkanı Mehmet YÜCE, HAK-İŞ’in 50 yıllık mücadelesinden elde ettiği tecrübeyi geleceğe taşımayı hedeflediklerini belirterek, çalıştayın önemine dikkat çekti. Çalıştayın on ayrı konu başlığı etrafında şekillendirildiğini belirten Yüce, HAK-İŞ’in bugüne kadar yürüttüğü çalışmaları paylaşarak katılımcıların deneyim ve önerilerinden yararlanmayı amaçladığını ifade etti. Yüce, çalışma hayatının geleceğine ilişkin politikaların yalnızca mevcut sorunları tespit etmekle sınırlı kalmaması, somut ve uygulanabilir çözüm önerileriyle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

“İşçinin İşine, Aşına, Alın Terine ve Kazanılmış Haklarına Sahip Çıkacağız”

HAK-İŞ’in çalışma hayatının geleceğine ilişkin değerlendirmelerini somut politika önerilerine dönüştürmeyi hedeflediğini belirten HAK-İŞ Konfederasyonu Mersin İl Başkanı Mehmet YÜCE, çalıştaya katılan kurum ve kuruluşların katkılarının bu süreçte önemli olduğunu ifade etti.

Çalışma hayatının geleceğinin yalnızca teknolojik ve ekonomik gelişmeler üzerinden değil, çalışanların hakları, sosyal adalet ve insan onuru temelinde ele alınması gerektiğini vurgulayan Yüce, HAK-İŞ’inönümüzdeki dönemde de emek mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini belirterek, “İşçinin işine, aşına, alın terine ve kazanılmış haklarına sahip çıkacağız” dedi.

“Refahın Adil Paylaşımını ve Verginin Adil Olmasını İstiyoruz”

Refahın adil paylaşımı ve vergide adalet konusunda HAK-İŞ Akademi bünyesinde kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü belirten Yüce, akademisyenler ve alanında uzman isimlerin katkısıyla hazırlanan çalışmanın kamuoyuyla ve siyasi partilerle paylaşıldığını hatırlattı. Bu çerçevede HAK-İŞ olarak 2024 yılında vergi, emeklilik ve refahın adil paylaşımı konularında üç ayrı bölgede miting düzenlediklerini belirten Yüce, HAK-İŞ’in eleştiriyle yetinmeyen, çözüm önerileri de geliştiren bir yaklaşım benimsediğini kaydetti.

Türkiye’de ücretlilerin vergi yüküne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yüce, çalışanların aile durumlarının ve harcamalarının vergi sisteminde yeterince dikkate alınmadığını ifade etti. Vergi dilimlerinin daralması nedeniyle çalışanların yıl içerisinde daha yüksek vergi dilimlerine girdiğini ve net ücretlerinde düşüş yaşandığını belirten Yüce, adil bir vergi sisteminin gerekliliğine dikkat çekti. Yüce, “Elbette ki biz vergi vereceğiz. Bir devlet vergi alır. Bu konuda hiçbir itirazımız yok. Ancak verginin adil olmasını istiyoruz” dedi. HAK-İŞ’in önerisinin çok kazananın çok, az kazananın az vergi ödediği bir sistem olduğunu vurgulayan Yüce, gelir vergisi yükünün ağırlıklı olarak çalışanların üzerine bırakılmasına itiraz ettiklerini belirtti.

“Kayıtlı İstihdamın Teşvik Edilmesi Gerekiyor”

Kayıt dışı istihdamın çalışma hayatındaki önemli sorunlardan biri olduğunu ifade eden Yüce, konuşmasında Türkiye’de kayıt dışı istihdam oranının yaklaşık yüzde 25 düzeyinde bulunduğunu belirtti. Kayıt dışılığın hem çalışanların sosyal güvencelerini zayıflattığını hem de kayıtlı çalışan işletmeler açısından haksız rekabete yol açtığını kaydeden Yüce, kayıtlı istihdamın ve sendikal örgütlenmenin desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Kayıtlı ve sendikalı işletmelerin, kayıt dışı çalışan işletmeler karşısında dezavantajlı duruma düşmemesi için teşvik edici düzenlemeler yapılmasını öneren Yüce, kayıtlı istihdamın güçlendirilmesinin refahın adil paylaşımı açısından da önem taşıdığını ifade etti.

Ev işçilerinin çalışma koşullarına da dikkat çeken Yüce, TÜİK verilerine göre Türkiye’de 1 milyon 300 binin üzerinde ev işçisi bulunduğunu, bunların yüzde 98’den fazlasının kayıt dışı çalıştığını belirtti. HAK-İŞ’in iki yıl önce başlattığı çalışmalar kapsamında 165 bin ev işçisinin örgütlenmesinin sağlandığını kaydeden Yüce, hedefin bu sayıyı 500 bine çıkarmak olduğunu dile getirdi.

“Toplu Sözleşmeden Yararlanma Sistemini Güçlendirmeliyiz”

Sendikal örgütlenmenin yanı sıra toplu iş sözleşmelerinden yararlanma oranının da önem taşıdığını belirten Yüce, bazı Avrupa ülkelerinde sendika üyeliği oranlarından bağımsız olarak toplu sözleşmelerden yararlanma oranlarının yüzde 80-90 seviyelerine ulaştığını ifade etti.

Türkiye’de ise toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçi sayısının sendikalı işçi sayısının gerisinde kaldığını belirten Yüce, bu alandaki yapısal sorunların giderilmesi için mevzuat değişikliklerine ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Yüce, toplu iş sözleşmesi sisteminin güçlendirilmesinin çalışanların kazanımlarının yaygınlaştırılması ve refahın daha adil paylaşılması bakımından önemli olduğunu vurguladı.

“Asgari Ücret Tespit Komisyonunun Yapısı Değişmeli”

Ücret adaleti ve asgari ücret konusunda değerlendirmelerde bulunan Yüce, çalışanların yaklaşık yüzde 45’inin asgari ücretle çalıştığını, bu tablonun ücret politikaları ve toplu pazarlık sistemi bakımından önemli sorunlara işaret ettiğini belirtti. Mevcut Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısının çalışanların taleplerini karşılamakta yetersiz kaldığını ifade eden Yüce, daha katılımcı, adil ve çoğulcu bir modelin oluşturulması gerektiğini vurguladı.

“Sosyal Diyalog Mekanizmaları Etkin İşletilmeli”

Çalışma hayatındaki sorunların çözümünde sosyal diyalog mekanizmalarının önemine işaret eden Yüce, Türkiye’de mevcut mekanizmaların etkin biçimde işletilemediğini belirtti. Anayasal bir kurum olan Ekonomik ve Sosyal Konseyin 2009 yılından bu yana toplanmadığını hatırlatan Yüce, Üçlü Danışma Kurulu ve Çalışma Meclisi gibi mekanizmaların da düzenli ve verimli biçimde çalıştırılması gerektiğini ifade etti.

“Sendikal Örgütlenmenin Önündeki Engeller Kaldırılmalı”

Sendikaların geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yüce, teknolojik gelişmelerin ve çalışma hayatındaki dönüşümün sendikal örgütlenmenin önemini ortadan kaldırmayacağını belirtti. İşçilerin haklarının korunması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için sendikalara duyulan ihtiyacın devam edeceğini ifade eden Yüce, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasının önemine dikkat çekti.

İşçilerin sendikaya üye oldukları için işlerini kaybetme endişesi yaşamaması gerektiğini belirten Yüce, iş güvencesinin güçlendirilmesi ve sendikal haklara yönelik müdahalelerin önlenmesi çağrısında bulundu. Yüce, sendikaların da değişen çalışma hayatına uyum sağlaması ve kendi yapılarını geliştirmesi gerektiğini kaydetti.

“Dönüşüm Sürecinde İnsan ve Emek Merkezde Olmalı”

Dijitalleşme, yapay zekâ ve yeşil dönüşümün çalışma hayatında köklü değişikliklere yol açacağını belirten Yüce, bu süreçlerin çalışanların hakları gözetilerek yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Küresel ölçekte bazı işlerin ortadan kalkarken yeni istihdam alanlarının ortaya çıktığına dikkat çeken Yüce, çalışanların yeni beceriler kazanmasının ve nitelikli iş gücünün geliştirilmesinin önemini vurguladı.

HAK-İŞ’in iktisadi işletmesi MEYEB ile mesleki yeterlilik ve akreditasyon alanında yürüttüğü çalışmalara da değinen Yüce, mesleki eğitim ve sertifikasyon süreçlerinin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Çalışanların değişen üretim ve teknoloji koşullarına uyum sağlayabilmesi için eğitim imkânlarının artırılması gerektiğini ifade eden Yüce, dönüşüm politikalarının insanı ve emeği merkeze alması çağrısında bulundu.

Yeşil dönüşümün yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, aynı zamanda yeni yatırım ve istihdam alanları oluşturduğunu kaydeden Yüce, uluslararası kuruluşların verilerine göre yenilenebilir enerji alanında dünya genelinde 16,5 milyon istihdam oluştuğunu belirtti.Yüce, yeşil dönüşümün çalışanlar açısından yeni fırsatlar oluşturabilmesi için adil geçiş politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

“İş Sağlığı ve Güvenliği Bir Zihniyet Meselesidir”

İş sağlığı ve güvenliği alanında Türkiye’de önemli mevzuat düzenlemeleri yapılmasına rağmen iş kazalarının ve iş cinayetlerinin önlenmesinde yeterli ilerleme sağlanamadığını belirten Yüce, sorunun yalnızca mevzuat eksikliğinden kaynaklanmadığını, uygulama ve denetim boyutlarının da belirleyici olduğunu söyledi.

İş sağlığı ve güvenliğinin bir zihniyet meselesi olduğuna dikkat çeken Yüce, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, yeterli sayıda denetim elemanı görevlendirilmesi ve çalışanların yaşamını önceleyen bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade etti.



 


Muharrem Çağatay

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yap

Reklam

Logo
İletişim

YENİŞEHİR/MERSİN

+90 532 522 29 73

info@mersinhalkhaber.com

Bizi Takip Edin

© 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Dorasoft Yazılım tarafından hazırlanmıştır.

WhatsApp İhbar Hattı