Özel'in konuşmasından satır başları şu şekilde:
'ERDOĞAN'A SESLENİYORUZ, BU MU SENİN DEMOKRATLIĞIN!'
"Amasya Tamimim'den beri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Meclis'in duvarına nakşettiğinden beri, "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir"! Bir Cumhuriyet kadınını haksız yere tutuklayanlara, bugün buradan söyleyecek sözümüz var. Günü gelince milletin bu darbecilerle görecek hesabı var. Biz Erdoğan için önemli denilen yerde, helal oylarla, bir Cumhuriyet kadını ile kazandık. Erdoğan'a sesleniyoruz, bu mu senin demokratlığın!
Bizim listelerimizden giren 4 kişinin tavır değiştirdiğini gördük. Aslında 6 kişiyi hedeflemişlerdi, o gün o oyun yarım kaldı. Bizim başkanvekilimiz seçildi. Ama kötülük durmadı. sonucu bu kadar açık olan bir seçimi iptal ettirdiler. Yeniden seçim kararı aldırdılar. Seçim 5 Eylül'de yapılacaktı. Seçimin yapılmasından 3 gün önce, 3 üyemizi gözaltına aldılar. Gözaltındakilerin oy kullanmayacağı bir saate, güne, seçimi koydular. Grubumuz meclise gitmeyerek, çoğunluğun sağlanmamasını sağladı ancak sırf seçimde oy kullanamasın diye o 3 arkadaşımızdan 2'sini tutuklayarak cezaevine koydular.

'İŞİNİ LAYIĞIYLA YAPAN, VALİLERE, KAYMAKAMLARA SÖZÜM YOK'
İstanbul Valisi diyor ya utanmadan 'Ben ne yapmışım?' Bak ne yapmışsın. İçeride belediye meclis üyeleri, pazara kadar duracak diye, cumartesiye sçeim koymuşsun. Yeni Parti İl Başkanı Özgür Çelik, Dedetaş'ın hakkını savunmasın diye, 'Grubu bulunmayan parti, belediye binasında olamaz' diye yazı yazdırmışsın. Biz buna karşı aslanlar gibi, parti disiplini içind eduran 3 arkadaşımıza grup kurdurduk o vali bu sefer, 'Hiçbir parti giremeyecek' diye yazı yazdırmış. Bir de soruyor İstanbul Valisi ne yapmışım diye. Ne yapacaktın, AKP'nin ampül bayrağı ile İstanbul2da tur mu atacaktın! Yazıklar olsun. O makamda oturup da hükümetin valisi olana, il başkanından çok AKP'ye çalışan valiye yazıklar olsun! İşin layığıyla yapan, valilere, kaymakamlara sözüm yok.
O gün AKP'nin il başkanlığını yapan valiler, kaymakamlar hesap verecek.
Cumhuriyet Başsavcılığı, eğer adının başındaki Cumhuriyet adını hak edeceksen Ahmet Başpaydar'ı çağıracaksın, oğlunun durumuna bakacaksın, 40 kişinin şahitliğini dinleyeceksin, görevini öyle yapacaksın. Hüseyin Kazan, 'oğlum tutuklu, iyi halden yararlandırmıyorlar, hapisten çıkamıyor' derken 5 Ağustos'ta içeride, Eylül'e gelince dışarıda. Bunu da yazdık suç duyurusuna. Bunu da çağıracaksın, sonuna kadar araştıracaksın, bu milletin karşısına ondan sonra çıkacaksın.
Tarihe utançla geçecek bir iş yaptılar. Dört transfer, iki tutuklamayla yaptırdıkları oylamada ‘Seçim kazandık’ diye övündüler. Şimdi Üsküdar’ın güzel insanlarının şahitliğinde şunu söylüyoruz. Birçok şey konuşuldu, bunların hepsini satır satır yazdık. Gittik, adliyeye suç duyurusunda bulunduk.
Savcı, arkadaşımızı tutuklamayla tehdit etti: 'Amine Cansu Çelik'i aldık, tutukladık, seni de alır koyarız' dedi. Hasta, engelli çocuğu, engelli eşi var, ne yapsın diye ağladı telefonda.

'AKP'YE GEÇECEĞİME ONURUMLA HAPİS YATARIM DİYEN DEDETAŞ YOLDAŞLARIMIZ VAR'
Hüseyin Kazan, oğlum tutuklu, iyi halden salmıyorlar derken, ağustosta tutuklu, eylülde dışarıda. Bunu da yazdık suç duyurusuna. Onur Boyav, o gece ile kendisi savcılar tarafından aranan Boyav, çok tartışmalı bir şekilde oyunu değişti. Buradan AKP'nin kurucuları arasında yer alan, haramı gördükten sonra isyan eden ve tarihin doğru tarafında yer alan Ekrem Baki'yi saygıyla selamlıyorum. Ne tehditler, ne tehditler...
O gün kafam çok karışıktı, ne dediğini bilmiyorum’ diyor. Bunlar altyazıya ‘İddiaları kabul etmedi’ diye yazıyorlar. Tahsin Usta, ailesinin reddettiği Tahsin Usta. Hani herkesin bazına bakıyorsunuz ya.
Birinci, ikinci, üçüncü derece yakınına bakıyorsunuz ya. Buradan oraya baz çıksa ‘Eşleşti’ diyorsunuz ya. Eşleştirin bakalım Tahsin Usta’yı kimlerle, nelerle. Haydi bakalım, haydi bakalım!
Allah’a şükürler olsun, bizim yanımızda ‘AK Parti’ye geçeceğime onurumla hapis yatarım’ diyen Sinem Dedetaş gibi yoldaşlarımız var. İzmit’te Fatma Kaplan Hürriyet var. Tanıdığım güne şükrettiğim, aslanlar gibi duran Onursal Adıgüzel kardeşim var. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu var.

'HAİNLERİ SATILMIŞLARI TEPE TEPE KULLANSINLAR'
Belediye meclisinde adam satın alarak, tehditle, şantajla, yargı gücüyle bir ilçeyi alıyorsan, o bir seçim başarısı değil, tükenmişliğin itirafıdır.
Aydın'da topuklayan birisi AKP'ye katılmıştı. Geçmişte rekor oyla seçilmişti, şimdi anketlerde yerlerde. Bu da topuklayan efenin cilvesi.
Bu cesur insanların yanında korkudan titreyen Tuzla'da ismine layık olmayan Eren Ali'ler var. Soyismini hak etmeyen Çekmeköy'deki Orhan Çerkez var. Beykoz'un hiç özlemeyeceği, ilk seçimde defedeceği, Beykoz'un iradesini satan Özlem var. Onların yanında yaşına başına güvenip Şile'yi emanet ettiğimiz, partisini ve Şile'yi satan Sacit Terzi var. Bize Sinemler, Ekremler, Bakiler, Amine Cansu Çelikler yeter. Hainleri satılmışları tepe tepe kullansınlar, tepe tepe"
Buradan Erdoğan'a sesleniyorum, kendine güveniyorsan seçimi yenile. Ben Sinem Başkan'a güveniyorum. Bütün kararlılığımızla mücadelemizi sürdüreceğiz. Sandığa kadar sabır, ondan sonrası selamet. Biz Yeni Parti'yi partimiz elimizden gitti diye kurmadık, iktidar olsun diye kurduk. eskinin sahibi Erdoğan, yeniler, biz daha yolun başındayız."
© 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Dorasoft Yazılım tarafından hazırlanmıştır.