Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenenPeyzaj Mimarları Odası 16. ‘PMOGenç Yaz Kampı’ sona erdi. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden Mersin’e gelen peyzaj mimarlığı öğrencileri, 10 gün boyunca ‘Kurakçıl Peyzaj ve Doğa Temelli Çözümler’ temasıyla Müftü Deresi Yaşam Vadisi üzerine çalıştı. Alan incelemelerinden analiz ve tasarım süreçlerine kadar ortak üretimde bulunan gençler; iklim değişikliğine uyumlu, çocuk odaklı ve sürdürülebilir projeler geliştirdi. Büyükşehir’in ulaşım, konaklama ve teknik destek sağladığı kamp, öğrencilerin mesleki deneyim kazanmalarının yanı sıra farklı bakış açılarıyla buluşmalarına da olanak sundu.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Peyzaj Mimarları Odası 16. ‘PMOGenç Yaz Kampı’, gençlerin hazırladıkları projelerin tamamlanmasıyla sona erdi. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden kente gelen peyzaj mimarlığı öğrencileri; Müftü Deresi Yaşam VadisiProjesi ile ilgili iklim krizine karşı dirençli, suyun verimli kullanımını önceleyen ve doğa temelli çözümler içeren fikirler geliştirdi.
Kamp boyunca alan gezileri gerçekleştiren öğrenciler, Müftü Deresi’ne ilişkin gözlem ve analizlerinin ardından ekipler hâlinde tasarım sürecine geçti. Farklı sınıf düzeylerinden öğrencilerin bilgi ve deneyimlerini bir araya getirdiği çalışmalarda; çocuk köyleri, ekolojik atölyeler, hobi bahçeleri, yerel üreticilere yönelik satış alanları ve suyun doğal döngüsünü destekleyen uygulamalar tasarlandı. Gençler, 10 günlük yoğun çalışma sürecinde hem mesleki becerilerini geliştirdi hem de farklı üniversitelerden gelen arkadaşlarıyla ortak üretim deneyimi yaşadı.

Ateş: “Gençlerin yeni vizyonlarıyla çok güzel fikirler ortaya çıktı”
Mersin Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Proje Birim Şefi ve Peyzaj Mimarları Odası Mersin İl Temsilcisi Şeniz İşcan Ateş, kamp aracılığıyla Mersin’i gençlere tanıtmayı ve gençlerin tasarım odaklı çalışmalarıyla kente değer katmayı amaçladıklarını kaydetti. Ateş, “Mersin bizim özelimiz, önem verdiğimiz ve en değerlimiz. Gençlerin hem Mersin’e değer katacaklarını hem de geldikleri illerde kentimizi tanıtacaklarını düşündüğümüz için onları bu yıl Mersin’de ağırlamak istedik” dedi.
Müftü Deresi Yaşam Vadisi’nin Mersin açısından son derece değerli olduğuna dikkat çeken Ateş, Büyükşehir Belediyesi tarafından uygulama çalışmalarına başlanan projenin kente önemli bir yeşil alan kazandıracağını ifade etti. Kamp çalışmalarını Müftü Deresi Yaşam Vadisi Projesi ile bütünleştirmek istediklerini anlatan Ateş, “Bizler işin içinde olan profesyoneller olarak göremediğimiz noktaları, gençlerin yeni vizyonları ve fikirleriyle daha güzel yakalayabileceklerini düşündük. Çok kısa sürede çok güzel fikirler ve çalışmalar ortaya çıkardılar” diye konuştu.
Gençlerin tasarımlarında suyun doğal döngüsü ön plana çıktı
Atatürk Üniversitesi’nden kampa katılan Nadir Küçükçallı, Müftü Deresi’nde yaptıkları gözlem ve alan analizlerinin ardından ekip arkadaşları ve akademisyenlerle birlikte proje aşamasına geçtiklerini söyledi. Çalışmalarında kurakçıl peyzaj uygulamalarını önceliklendirdiklerini belirten Küçükçallı, “Deremiz, yağışlarla birlikte doluyor. Bu yağışların etkisiyle beraber kentleşmenin su altında kalmaması amacıyla burada biz kurakçıl peyzaj öncelikli tasarımlar gerçekleştirdik. Bu dereden akan suyu da alan içerisinde yavaşlatarak ve kentin su içerisinde kalmasını önleyerek ana kayaya erişebilirliğini artırdık” dedi.
Kampın farklı üniversitelerden gelen öğrencileri bir araya getirmesinin kendilerine önemli katkılar sunduğunu dile getiren Küçükçallı, “Birden fazla üniversiteden ve farklı sınıf düzeylerinden öğrenciler vardı. Hepimiz bilgi ve deneyimlerimizi birbirimize aktardık. Eksiklerimizi görüp birlikte tamamladık. Farklı bakış açılarıyla kapsamlı düşünmek, kampın en güzel ve keyifli kısmıydı” dedi.
Genç mimarlardan Müftü Deresi’ne doğa ve çocuk temelli ‘Novalis’ projesi
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi 4. sınıf öğrencisi Melih Can Polat Cural, 10 günlük kamp sürecinde farklı deneyimlere sahip ekip arkadaşlarıyla birlikte güzel bir proje ortaya koyduklarını belirtti. Müftü Deresi’nde kurakçıl peyzaj ve doğa temelli çözümler doğrultusunda bir çocuk köyü tasarladıklarını aktaran Cural, projelerine ‘yeni keşfedilmiş ve işlenmeye elverişli topraklar’ anlamına gelen ‘Novalis’ adını verdiklerini söyledi.
Büyükşehir Belediyesi’nin kamp süresince kendilerini eksiksiz ağırladığını söyleyen Cural, “Ulaşım ve konaklama başta olmak üzere bütün ihtiyaçlarımız karşılandı. Açılış seminerlerinde de bu çalışmaların profesyonel alanda nasıl yürütüldüğüne ilişkin çok güzel bilgiler edindik. Bizi meslek hayatına biraz daha yaklaştırdılar. Katkı sunan herkese çok teşekkür ediyoruz” sözlerini kaydetti.
‘Yaşayan ve öğreten doğa’ vizyonuyla çocuk odaklı tasarımdikkat çekti
Ankara Üniversitesi 3. sınıf öğrencisi Ali Erdem Vural ise ‘yaşayan ve öğreten doğa’ vizyonuyla çocuk odaklı bir proje tasarladıklarını belirtti. Çocukların farklı aşamalarda eğlenebilecekleri, vakit geçirebilecekleri ve hobi bahçelerinde ekip biçme deneyimi yaşayabilecekleri alanlar oluşturduklarını anlatan Vural, “Farklı üniversitelerin öğretim biçimleri de bakış açıları da birbirinden farklı. Kamp, herkesin birbirine bir şeyler kattığı, gerektiğinde yorulduğu ve birbirine destek olduğu oldukça öğretici bir süreçti” dedi.
Müftü Deresi’nin tarihinden ilham alan ‘Arşimet’ projesi
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi 2. sınıf öğrencisi Evin Bilgiç de Müftü Deresi Yaşam Vadisi’nin 8. etabı için bir çocuk köyü tasarladıklarını söyledi. Müftü Deresi’nde geçmişte kurulan su arıtma tesisinden ve Arşimet vidalarından ilham aldıklarını belirten Bilgiç, “1938 yılında Müftü Deresi’nde ilk defa su arıtma tesisi kurulmuş. Yani ilk defa orada su arıtılmış Türkiye’de. Bizim ana temamız da bu oldu. Çocuklar için eğitici alanlar tasarladık ve ‘Arşimet vidaları’ koyduk. Projemizin son adı da ‘Archi Med’ oldu”diye belirtti.
© 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Dorasoft Yazılım tarafından hazırlanmıştır.