Anasayfa / Güncel / Bergen’e mezarda bile rahat yok! Halis Serbest’in tehditleri nedeniyle kabristan ‘kafes’le korunuyor

Bergen’e mezarda bile rahat yok! Halis Serbest’in tehditleri nedeniyle kabristan ‘kafes’le korunuyor

23 yaşındayken evlendiği Halis Serbest tarafından önce bıçaklanan, sonra yüzüne kezzap atılarak bir gözünü kaybeden şarkıcı Bergen, 30 yaşındayken eşi Halis Serbest tarafından 6 kurşunla öldürüldü. Yakalanan katil, suçunu kabul etmesine karşın sadece 7 ay cezaevinde kaldı. Halis Serbest’in, “Seni mezarında bile rahat bırakmayacağım” tehdidi nedeniyle annesi Sabahat Çakır, Bergen’in mezarına kafes yaptırarak korumaya aldı. İşte, şarkıcı Bergen biyografisi…
1980’li yıllara damga vuran arabesk şarkıcısı Bergen, hayatında yaşadığı talihsiz olaylar nedeniyle ‘Acıların Kadını’ olarak anıldı. Sanat hayatı boyunca 5 plak, 11 albüm, 129 şarkı ve 1 sinema filmi yapan merhum şarkıcı, “Bir tek şarkı söylerken utanmadım ben” sözleriyle hafızalarda yer edindi. Bergen’in ölmeden önce yazdığı son şarkısı ise ‘Bana Ondan Bahsetmeyin’ oldu.
BERGEN’İN MEZARI NEDEN KAFES İÇİNDE?
1980’li yıllarda arabesk müziğin kraliçesi olarak anılan Bergen’in mezarını kafes içinde gören vatandaşlar, ilk başta anlam veremeseler de altında yatan nedeni öğrendiklerinde bir kez daha üzüntü yaşıyor.
Kocası tarafından öldürülen şarkıcı Bergen’in mezarının kafes içinde olmasının nedeni iddiaya göre, kocası Halis Serbest, Bergen’i vurduktan sonra “Seni mezarında bile rahat bırakmayacağım” demesiydi. Bergen’in annesi, kızının mezarını saran kocaman bir kafes yaptırdı.
BERGEN’İN HAYAT HİKAYESİ
15 Temmuz 1959 tarihinde Mersin’de dünyaya geldi. Bergen’in gerçek adı Belgin Sarılmışer’dir.
Bergen 7 yaşındayken, anne ve babasının boşanmasıyla annesi Sebahat Çakır ile 1966 yılında Ankara’ya yerleşti. Yenimahalle Yunus Emre İlkokulu’nu bitirdikten sonra Ankara Devlet Konservatuarı Piyano bölümüne girdi ama maddi sıkıntılar nedeniyle ayrılıp yaşını büyüterek bir süre PTT’de memur olarak çalıştı. Bu dönemde yaşadığı bir aşk hadisesi yüzünden PTT’deki işini de bırakmak zorunda kaldı.
1977 yılında dayısının oğlu Göksel Sarılmışer ile Mersin’de evlendi, 4 yıl evli kaldı, 1981 yılında boşandı. Hakan (d.1981) adında bir erkek çocuğu oldu. Boşandığında kocası çocuğunu Hollanda’ya taşındı.
1979 yılında arkadaşlarıyla eğlenmek için gittiği Feyman Gece Kulübü’nde öylesine sahneye çıktı. Kulüp sahibi İlhan Feyman tarafından beğenilince orada çalışması için teklif aldı. Teklifi kabul edip Feyman Gece Kulübü’nde Grup Lokomotif orkestrası ile birlikte Türk sanat müziği, Türk hafif müziği ve dönemin modası olan arajmanlardan oluşan repertuarlarla sahne aldı. Bir yıllık çalışmanın ardından Feyman Gece Kulübü’ndeki işi bittiğinde Adana’daki Kuyubaşı Gazinosu’ndan gelen 8 aylık çalışma karşılığında verilecek bir otomobil teklifini kabul etti. Ama iş bitiminde otomobil elinden alındı ve borç içinde kaldı.
BİR KOVA KEZZAP ATILDI, GÖZÜNÜ KAYBETTİ
Ankara’dan sonra iş için 1981 yılında Adana’ya giden Bergen, burada Halis Serbest ile tanıştı ve 1982 yılında evlendi. Mafyalaşmış müzik piyasası tarafından Halis Serbest ile düzmece bir karı-koca senaryosu uydurulduğu, resmiyette hiç evlenmediği iddia edildi.
Bergen, 1982 yılında Atlas Plak’tan ilk longplayı olan ‘Şikayetim Var’ı çıkardı. Kocasından şiddet görmeye dayanamayan Bergen, birçok kez eşinden kaçtı.
31 Ekim 1982 tarihinde İzmir Alsancak’daki New York Gece Kulübü’nde çalıştığı sırada kocası tarafından yüzüne attırılan bir kova dolusu kezzap sonucu iki gözünü de kaybetti. Vücudun büyük bir kısmı da yandı. Daha sonra sol gözü görme yetisi kazandı. Sağ gözünün hasarı yüzünden saçlarını sağ gözünün üzerine atmasıyla, bazense güneş gözlüğüyle olan imajıyla akıllarda kaldı.
Halis Serbest 2 aylık firardan sonra yakalanıp tutuklanarak İzmir Buca kapalı Cezaevi’ne konuldu.
Bergen, tedavi sonrası Kibariye’yi meşhur eden ‘Kim Bilir?’ şarkısının bestecisi Cengiz Özşeker tarafından ikna edilip Özşeker’in sahibi olduğu İzmir Pırlanta Pavyon’da 1985 yılına kadar sahneye çıktı.
YAŞADIĞI TALİHSİZLİKLER ONU ‘ACILARIN KADINI’ YAPTI
1985 yılında plak yapımcısı Yaşar Kekeva’nın daveti ile İstanbul’a giderek ‘İnsan Severse’ adlı longplay’i çıkardı. Daha sonra 1986 yılının sonlarına doğru yaptığı ‘Acıların Kadını’ ile şöhrete kavuştu.
Albümün çok beğenilmesiyle plak şirketi tarafından 1987 yılında ‘Albümü En Çok Satan Arabesk Kadın Sanatçı’ unvanıyla Altın Plak ve Altın Kaset ile ödüllendirildi.
Albümleri yayınlanırken bir taraftan da konser ve sahne çalışmalarını sürdüren Bergen sahneye çıkarken yanmış gözünün üstüne saçının bir perçemini atarak acılarını olmasa bile yüzünü kamufle ediyordu.

1987 yılında Ülkü Erakalın’ın senaryosu ve yönetmenliğiyle ‘Acıların Kadını’ filminde Yalçın Gülhan, Asuman Arsan, Meral Niron ile başrolde oynadı.

Çok Okunan Haber

MERSİN BÜYÜKŞEHİR’DEN ÇUKUROVA’NIN KALBİNE UZANAN YOLDA SICAK ASFALT ÇALIŞMASI

Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, kritik bölgelerde yaşanan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

istanbul medyum gerçek medyum papaz büyüsü ask büyüsü baglama büyüsü asik etme büyüsü medyum chip satin al zynga chip satisi hayvan hastanesi antalya veteriner köpek hastanesi antalya escort