HAK-İŞ Konfederasyonu Mersin İl Başkanı Mehmet YÜCE, Türkiye’de gelir dağılımındaki eşitsizliğin çözülmesi gereken önemli bir sorun olduğunu belirterek, “Türkiye’nin büyümesinden emekçiler de payını almalıdır” dedi.
“Asgari Ücret Türkiye’nin En Önemli Çalışma Hayatı Sorunlarından Biridir”
Yüce, Genel Başkanımız Mahmut ASLAN’ın yıllardır tüm programlarında söylediği kamuoyunda defalarca paylaştığı; özel sektörde yaklaşık 17 milyon çalışanın 6 milyondan fazlasının asgari ücret düzeyinde çalışmasının ciddi bir yapısal sorun olduğunu ve bu oranın Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça yüksek kaldığını belirtti. Yüce, “Asgari ücretin adı zaten en az ücrettir. Bu ücret, bütün çalışanların temel ücreti veya geçim ücreti haline gelmemelidir. Bir ülkede çalışanların çok büyük bir bölümünün asgari ücret seviyesinde ücret alması sağlıklı bir çalışma hayatı yapısı değildir” dedi. Yüce, kayıt dışı ücret uygulamalarının önüne geçilmesi ve asgari ücret sisteminin gerçek anlamda en düşük ücret niteliğine kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
“Asgari Ücret Tespit Komisyonunun Yapısı Değiştirilmeli”
HAK-İŞ’in uzun yıllardır Asgari Ücret Tespit Komisyonunun mevcut yapısının Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap vermediğini hatırlatan Yüce, Komisyonun yeniden yapılandırılması çağrısını yineledi. Sadece mevcut sistemi eleştirmediğimizi ifade eden Yüce, Genel Başkanımız Mahmut ASLAN’ın yıllardır hatırlattığı “Çözüm de öneriyoruz. Mevcut yapıdan sağlıklı bir asgari ücret çıkmasını beklemek doğru değildir. İşçilerin taleplerini dikkate alan, temsil adaletini sağlayan yeni bir Asgari Ücret Tespit Komisyonu oluşturulmalıdır” dedi.
Yüce, “Asgari Ücret Tespit Komisyonunun toplanmasına birkaç ay kaldı. Şimdiden TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK bir araya gelmeli, ortak bir model üzerinde çalışmalı ve bu modeli hükümete sunmalıyız. İşçi konfederasyonlarının üyeleri oranında temsil edildiği, gerçek anlamda sosyal diyaloğa dayalı bir sistem kurulmalıdır” diye konuştu.
“Emeklilik Sistemi Daha Fazla Çalışanı Cezalandırmamalı”
Emeklilik sistemindeki sorunlara da değinen Yüce, Genel Başkanımız Mahmut ASLAN’ın da her platformda belirttiği mevcut sistemde bazı dönemlerde emeklilik hakkını elde ettiği halde çalışmaya devam edenlerin daha düşük emekli aylığıyla karşı karşıya kalmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Emeklilik sisteminin temel mantığının “daha uzun süre çalışan ve daha fazla prim ödeyen kişinin daha yüksek aylık alması” olması gerektiğini belirten Yüce, Türkiye’de bunun tersine sonuçlar doğuran uygulamalar bulunduğunu ifade etti.
“Sendikal Örgütlenmenin Önündeki En Büyük Sorun İş Güvencesidir”
Sendikal örgütlenmenin önündeki engellere dikkat çeken Yüce, Türkiye’de gerçek anlamda iş güvencesine ihtiyaç olduğunu belirtti. 2024 yerel seçimlerinin ardından Silifke ve Toroslar başta olmak üzere çeşitli belediyelerde yaşanan süreçleri hatırlatan Yüce, işini kaybetme korkusunun çalışanların sendikal haklarının arkasında durmasını zorlaştırdığını söyledi. Sendikamızın üyelerine ücretsiz hukuki destek sağladığını belirten Yüce, “Davalarınızı açacağız, mahkemelere gideceğiz, hiçbir masrafı size yüklemeyeceğiz dedik. Ancak işini kaybetme korkusu mücadeleyi zorlaştırıyor. Bu nedenle gerçek iş güvencesine ihtiyacımız var” diye konuştu.
Türkiye’de yaklaşık 17 milyon işçiden yalnızca 2,5 milyonunun sendikalı olduğuna dikkat çeken Yüce, bunun işçilerin sendikayı istememesinden değil, örgütlenmenin önündeki yapısal engellerden kaynaklandığını ifade etti.
“Biz Ülkemizi Seviyoruz”
HAK-İŞ’in bu eleştirilerini siyasi veya ideolojik bir zeminde değil, çalışanların hak ve menfaatlerini savunma sorumluluğuyla dile getirdiğini vurgulayan Yüce, “Biz ülkemizi seviyoruz. Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü, kardeşliğini ve geleceğini savunuyoruz. Tam da bunun için çalışanların sorunlarının çözülmesini istiyoruz” diye konuştu.
“HAK-İŞ 50 Yıldır Millet İradesinin Yanında Yer Alıyor”
HAK-İŞ’in kuruluşunun 50. yılına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yüce, Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in kuruluşundan bugüne yalnızca bir sendikal yapı olarak değil, demokrasi ve millet iradesinin savunucusu olarak da önemli bir mücadele yürüttüğünü ifade ederek, “HAK-İŞ daha çok genç bir konfederasyonken 12 Eylül darbesinin bütün ağırlığıyla karşı karşıya kaldı. Faaliyetlerimiz durduruldu, mal varlıklarımıza el konuldu. Buna rağmen yılmadık, direnerek bugünlere geldik” dedi. 28 Şubat sürecinde de HAK-İŞ’in demokrasi ve millet iradesinin yanında yer aldığını ifade eden Yüce, çeşitli sivil toplum ve meslek kuruluşlarının müdahale süreçlerindeki tavrına karşın HAK-İŞ’in darbecilerle yan yana gelmediğinin altını çizdi. Yüce, “Biz darbecilerle iş tutmadık, darbecilerin arkasına saklanmadık. Millet iradesinin yanında durduk. İnsanları kıyafetlerinden, düşüncelerinden veya tercihlerinden dolayı ayıran anlayışlara karşı mücadele ettik. Bundan sonra da demokrasiye, milli iradeye ve milletimizin iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
“HAK-İŞ Aynı Zamanda Bir İnsan Hakları Örgütüdür”
HAK-İŞ’in yalnızca ücret ve toplu iş sözleşmeleriyle ilgilenen bir yapı olmadığını ifade eden Yüce, Konfederasyonumuzun insan haklarını merkeze alan evrensel bir sorumluluk anlayışı taşıdığını söyledi. Yüce, “HAK-İŞ sadece bir sendika değildir. Ülkemizin demokrasisine, millet iradesine sonuna kadar sahip çıkan güçlü bir sivil toplum örgütüdür. Biz aynı zamanda bir insan hakları örgütüyüz. Bu nedenle dünyanın neresinde bir mağdur ve mazlum varsa onun yanında olmak zorundayız” dedi.
“Filistin Bizim Kanayan Yaramızdır”
Filistin meselesinin HAK-İŞ’in kuruluşundan bugüne değişmeyen temel hassasiyetlerinden biri olduğunu belirten Yüce, “Filistin bizim kanayan yaramızdır. HAK-İŞ’in 50 yıllık tarihinde vazgeçmediği en temel meselelerden biridir. Filistin yalnızca Filistinlilerin meselesi değildir. Biz tarihimiz, medeniyetimiz ve inancımız gereği bu coğrafyadan kopamayız” diye konuştu. Gazze’de yaşananların Türkiye ve bölge açısından da ciddi sonuçlar taşıdığını belirten Yüce, İsrail’in saldırı ve yayılmacı politikalarının yalnızca Filistin topraklarıyla sınırlı görülmemesi gerektiğini söyledi.
HAK-İŞ’in 2017 yılında uluslararası sendikal hareket içerisinde Filistin ve Kudüs davasına destek amacıyla önemli girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Yüce, Uluslararası Filistin ve Kudüs’e Destek Sendikalar Birliği’nin kurulmasında aktif rol aldıklarını ve HAK-İŞ’in uzun süre bu yapının başkanlığını yürüttüğünü ifade etti.
“Gazze İçin Uluslararası Mekanizmalar Yetersiz Kaldı”
Gazze’de yaşanan saldırılar karşısında uluslararası sistemin etkisiz kaldığını ifade eden Yüce; Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği ve diğer uluslararası kuruluşların kalıcı ve sonuç alıcı bir çözüm ortaya koyamadığını belirtti. Uluslararası hukukun ve diplomatik mekanizmaların İsrail’in saldırılarını durdurmakta yetersiz kaldığını kaydeden Yüce, dünyanın farklı ülkelerinde halkların ise hükümetlerinin tutumlarından bağımsız olarak Filistin için güçlü bir dayanışma ortaya koyduğunu söyledi.
İngiltere’den Fransa’ya, Almanya’dan İspanya ve İtalya’ya kadar dünyanın pek çok ülkesinde yüz binlerce insanın Filistin için meydanlara çıktığını hatırlatan Yüce, bunun insanlığın ortak vicdanının göstergesi olduğunu ifade etti. Yüce, “Filistin’le hiçbir tarihî veya coğrafi bağı bulunmayan insanlar bile insanlık vicdanını ayağa kaldırmak için meydanları dolduruyor. Hükümetlerinin baskılarına, yasaklamalarına rağmen Gazze için ses yükselten bütün insanlara teşekkür ediyorum” dedi.
“SUMUD Bir Gösteri Değil, İnsanlığın Vicdan Hareketidir”
Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla gerçekleştirilen SUMUD girişimini değerlendiren Yüce, Genel Başkanımız Mahmut ASLAN’ında katıldığı SUMUD’un sembolik bir eylem değil, insanlık değerlerini yeniden ayağa kaldırmayı amaçlayan güçlü bir dayanışma hareketi olduğunu söyledi. Uluslararası hukuk ve diplomasi mekanizmalarının sonuç üretmediği bir ortamda sivil ve barışçıl mücadelenin önemine dikkat çeken Yüce, “Teslim olmayacağız, susmayacağız. Mücadelemizi vicdanımızla, sözümüzle ve dayanışmamızla sürdüreceğiz” dedi.Yüce, başkenti Kudüs olan bağımsız ve özgür Filistin devleti kuruluncaya kadar Filistin halkının haklı mücadelesinin yanında olmaya ve SUMUD’a destek vermeye devam edeceklerini ifade etti.
“Vergide Adalet İstiyoruz”
Türkiye’de gelir dağılımındaki eşitsizliğin çözülmesi gereken önemli bir sorun olduğunu belirten Yüce, konut ve kira fiyatlarındaki artışa rağmen emekçilerin alım gücünün aynı ölçüde yükselmediğini söyledi. Ekonomideki olumlu gelişmelerin çalışanların ücretlerine ve günlük hayatına da yansıması gerektiğini ifade eden Yüce, “Bu ülkenin büyümesinden, kalkınmasından ve üretiminden işçiler de hak ettikleri payı almalıdır” dedi.
Çalışanların en fazla şikâyet ettiği konulardan birinin vergi sistemi olduğunu belirten Yüce, Türkiye’nin kapsamlı ve köklü bir vergi reformuna ihtiyaç duyduğunu söyledi. Çalışanların yılın ilk aylarından itibaren yüksek vergi dilimlerine girdiğine dikkat çeken Yüce, aile yapısını ve çocuk sayısını dikkate alan bir vergilendirme modelinin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
HAK-İŞ Akademi bünyesinde yaklaşık bir yıl süren çalışma sonucunda hazırlanan vergi reformu paketinin siyasi partilere, ilgili kurumlara ve akademik çevrelere ulaştırıldığını belirten Yüce, “Biz yalnızca ‘vergide adalet istiyoruz’ demiyoruz. Nasıl bir vergi sistemi istediğimizi çalıştık, ortaya koyduk ve kamuoyuyla paylaştık” dedi. Yüce, ücretliler ile diğer gelir grupları arasındaki vergi yükü dengesizliğinin giderilmesi, istisna ve indirimlerin hakkaniyet temelinde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
© 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Dorasoft Yazılım tarafından hazırlanmıştır.