SON DAKİKA
Logo
Mersin Mersin 26° Güneşli

Vahap Seçer’in yolu!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin’de Yörük Etkinliğine davetliydi, geldi.
Fakat bu geliş, sıradan bir geliş olmadı. 
*
Yüksek gerilim hatlarını Mersin’e taşıyan, Mersin’de birçok belediye başkanı ile CHP yöneticisinin “Biz ne yapacağız şimdi” dediği bir geliş oldu.
*
CHP’liler gerildi, Yeni Partililer daha çok gerildi.
*
Yeni Partili olduklarını söyleyen birileri sosyal medyada 2 gün öncesinden, “Kılıçdaroğlu Mersin’e giremez” kampanyası başlattı.
“Kılıçdaroğlu gelirse taşlarız” dediler.
“Yörükler Kılıçdaroğlu’nu yuhalayacak” dediler, yuhalayın diye çağrı yaptılar.
*
CHP’nin il başkanı, ilçe başkanları suspus.
Çıtları çıkmadı.
*
Yeni Partililer haklı bir protesto ile CHP’den ayrıldılar.
Buna şüphe yok.
*
Fakat boşanma gerçekleşti.
Haliyle artık ortada 2 parti var.
İki tüzel kişilik var.
*
Yani bir partinin, bir başka partinin genel başkanı hakkında, velev o genel başkan atanmış olsun, “onu buraya sokmayız” deme hakkı asla yok.
*
Psikolojide kırık cam teorisi vardır.
Camları sağlam olan binaya kimse taş atmaz. Ama bir gün bir cam kırarsanız, izleyen günlerde herkes o binaya taş atar ve binanın tüm camlarını kırar.
*
İşte, Yeni Partililerin, CHP Genel Başkanı hakkındaki “Onu Mersin’e sokmayız” söylemi ilk taş olurdu.
*
Yani atanmış CHP Genel Başkanını Mersin’e sokmamaya, taş atmaya alışan bir grup, yarın CHP’nin seçilmiş genel başkanına da aynısını yapma cesaretini bulurdu!
*
Bu nedenle CHP il başkanının ve ilçe başkanlarının suspus kalmaması gerekirdi.
*
Genel başkanın şahsıyla ilgili tartışmalar, suçlamalar, gerçekler, gerekçele bir yana...
Partimiz bir yana...
Diyebilmeleri gerekirdi.
*
Bugün atanmış genel başkana saldırı olursa yarın seçilmiş genel başkana da aynısını yaparlar demesi ve şiddet çağrısına bila kaydü şart karşı çıkması gerekirdi.
*
Yapamadılar.
Gık diyemediler.
*
Genel başkanın geldiği alanda da kameralara yakalanmamak için köşe bucak kaçtılar!
*
Öyleyse niye hâlâ CHP’de ilçe başkanlığı, yöneticilik yapıyorlar?
İstifa etsinler...
Etmiyorlar...
*
Vahap Seçer, o gün orada, başta CHP’nin ilçe başkanları, yöneticileri olmak üzere herkese bir siyaset dersi verdi.
Kameralardan kaçmadı.
Genel başkan ile yan yana görülmekten kaçmadı.
Protokol kurallarını uyguladı.
*
Ancak konuşmasında Kemal Kılıçdaroğlu ile arasına belirgin bir mesafe de koydu.
*
Selamlama dışında genel başkanı anmadı.
*
CHP’li olduğunu vurguladı.
*
CHP’yi yüceltmek için çalışacaklarını vurguladı.
*
Kamil olan yani olgun olan, hayatın içinde, siyasetin içinde yoğrulup pişenler anladı...
*
Cahil olan yani ham olan, hayatın içinde, siyasetin içinde pişmeyip çiğ kalanlar anlamadı.
*
Bir linç başladı.
Bir küfür, bir hakaret dalgası...
*
Ne demiştim yukarıda?
Bugün atanmış genel başkana saldıran, yarın seçilmiş genel başkanına saygı duyar mı? Ona da saldırmaz mı?
*
Mersinlilerin helal oyuyla, tertemiz, anasının ak sütü gibi helal 2 seçim kazanmış Vahap Seçer’e neler neler söylediler!
*
Mersinlinin iradesine, oy tercihine saldırdılar, erkenden, peşinen herkesin oyuna ipotek koymak istediler!
*
Parti parti gezenler, aday olamadıkları 2019, 2023 ve 2024 seçimlerinde CHP’ye oy vermeyenler, başka partilere çalışanlar Vahap Seçer’e etik dersi vermeye kalktılar!
*
Neden öyle oldu? 
*
Vahap Seçer o grupları niye kızdırdı?
*
Mutlak butlanı mı övdü?
Yok.
*
Kemal Kılıçdaroğlu partinin başında kalmalı mı dedi?
Yok.
*
Varsa yoksa Bay Kemal mi dedi?
Yok.
*
Öyleyse bu gruplar, Uğur Dündar’ından Şaban Sevinç’ine kadar niye böyle coştular?
*
Mesele şuydu:
Kemal Kılıçdaroğlu’nun yuhalanacağını, taşlanacağını, hatta yumruklanacağını sandılar, öyle umdular.
Fakat unuttukları bir şey vardı:
Mersinlilerden inek hırsızı çıkmazdı!
*
Ha Kılıçdaroğlu’na çok mu sevgi gösterdiler, yok. 
Belli bir mesafe içinde dinlediler.
O kadar.
İşte bu durum bazılarını çıldırttı. 
Çünkü aylardır inandıkları şey çöktü.
Hırslarını, öfkelerini Vahap Seçer’den çıkarmaya çalıştılar.
*
Oysa Vahap Seçer’in duruşu en başından net:
Diyor ki: 
“Kemal Bey bırakmalı. Partimiz mutlak butlan kararıyla atanmış bir isim tarafından yönetilmemeli. Parti bir an evvel kurultaya gitmeli, CHP yeni bir genel başkan seçmeli. Bunu gerçekleştirmek için de ben partimde kalıyorum, partimi yüceltmek için çalışacağım...”
*
Bunlar gerçekleşirse ne olur?
*
CHP normale dönerse, bakarsın CHP ile Yeni Parti ortak cumhurbaşkanı adayında buluşur, ülkeyi çeyrek asırlık çileden kurtarır.
*
Öyle ya, işin bir de bu yanı var, bir bakmışsın CHP’de kurultay olmuş, genç ve yeni bir isim CHP genel başkanı olmuş, herkesin “Bunlar iyi bölündü” dediği anda “iyi bir birleşme, kucaklaşma” olmuş.
*
Sosyal medya diliyle soralım:
Şaban, bu ihtimal seni niye rahatsız etti?

2-

Abdurrahman Yıldız’ın suyu!

Toroslar Belediyesinin Kardeş Göçerler Yörük Etkinliğinin ilk günü Kemal Kılıçdaroğlu’nun ziyaretiyle bambaşka bir zemine kaydı.
Etknliğin ikinci günü ise Başkan Abdurrahman Yıldız’ın Aynur Haşhaş konserindeki görüntüleri nedeniyle acayip bir tartışmaya neden oldu.
*
Konuyu bilenler bilmeyenlere anlatsın.
Biz burada uzun uzun yeniden anlatmayalım.
Görüşümüzü söyleyelim:
Gazetecilikte şöyle bir gelenek vardır; eğer elinde aksini ispat eden sağlam bir delil yoksa, muhatabın dediğini doğru kabul etmek zorundasın.
Başkan Yıldız diyor ki, “Elimdeki kahve termosuydu, içindeki suydu!”
Bundan sonrası artık niyet okumaya girer ki, o alanı siyasetçiler dolduruyor zaten.
Benden bu kadar!

3-

İsmail’in hakkı İsmail’e

İncil’de “Sezar’ın hakkı Sezar’a” denilmişse de ben “İsmail’in hakkı İsmail’e” demeyi tercih ederim.
Biliyorsunuz İsmail Hakkı dilimizde kalıp isimlerden biri.
Hz. İbrahim’in, oğlu Hz. İsmail’i kurban etmek istemesi üzerine Allah gökten bir koç indirir ve “Oğlunu bağışladım, onun yerine bu koçu kes” diye emreder.
İşte İsmail Hakkı ismi, İsmail’in yaşam hakkı anlamına gelir.
Neyse, bu dini ve mitolojik girizgahtan sonra konuyu özetleyelim:
Toroslar Belediyesinin düzenlediği Kardeş Göçerler Yörük Etkinliğinin ilk günü, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun alanda olduğu saatlerde herhangi bir olay, bir taşkınlık, bir tatsızlık, bir protesto olmadı.
Herkesin kavga çıkacak, dövüş çıkacak dediği bir etkinlik sakince tamamlandı.
Toroslar Belediyesi Özel Kalem Müdürü İsmail Kaya’nın, sürecin yürütülmesinde yoğun çaba sarf ettiğini öğrendim.
Hatta polis ve jandarma, Kılıdaroğlu’nun geldiği gün, alana girişlerde vatandaşın aranmasını önermiş. İsmail Kaya, “Hayır” demiş, “Biz Yörüklere ve Mersinlilere güveniyoruz.”
Nitekim etkinlik herhangi bir sorun olmadan tamamlandı.
Bu başarılı organizasyonda en büyük pay Özel Kalem Müdürü İsmail Kaya’nın.
Her ayrıntıyı düşünüp planlamış.
Ağır bir sınavı başarıyla geçti.
Ya birilerinin beklediği gibi kavga gürültü olsaydı ne olurdu?
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya’nın oğlu olması hasebiyle İsmail kurban edilirdi!
Neyse ki olmadı...

4-

Çok güzel hareketler bunlar!

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, aylarca çalıştıkları halde maaşlarını, tazminatlarını alamayan maden işçilerinin Enerji Bakanlığı önündeki eylemine katıldı.
Sanırım Özgür Bey üçüncü kez madencilerle buluştu.
Onlara destek verdi, moral verdi.
AKP’ye seslendi.
“Madem şirketlere kayyum atıyorsun bu şirkete de kayyum ata işçinin parasını versin” diyerek 12’den vurdu.
Çok güzel hareketler bunlar!
Siyasetçilerden, bilhassa Sayın Özgür Özel’den görmek istediğimiz hareketler.
Özgür Bey, CHP’yi, mutlak butlanı geride bıraktığında, odağını belediye başkanlarına filan değil de “AKP’nin ekonomik yıkım politikasını eleştirmeye” verdiğinde daha da büyüyecek.
Enerjisini, öfkesini AKP’ye yönlendirirse tabanı da gerçek gündeme dönecek.
O nedenle Özgür Bey’i daha çok eylemde, fabrikalarda, tarlalarda göreceğiz sanıyorum.


Muharrem Çağatay

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yap

Reklam

Logo
İletişim

YENİŞEHİR/MERSİN

+90 532 522 29 73

info@mersinhalkhaber.com

Bizi Takip Edin

© 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Dorasoft Yazılım tarafından hazırlanmıştır.

WhatsApp İhbar Hattı