Anasayfa / Son Dakika / SİNAN KOÇ “GÜN BİRBİRİMİZİ KIRMA GÜNÜ DEĞİL”

SİNAN KOÇ “GÜN BİRBİRİMİZİ KIRMA GÜNÜ DEĞİL”

Siyasetin en sert rüzgârları bazen mahkeme salonlarından eser. Ancak bazı partiler vardır ki; yalnızca seçimlerle değil, yüz yıllık hafızalarıyla ayakta kalır. İşte bugün Cumhuriyet Halk Partisi içinde yaşanan tartışmaların merkezinde de tam olarak bu gerçek duruyor.

Mahkemenin verdiği “mutlak butlan” kararı sonrası partinin geleceğine ilişkin yürütülen tartışmalar, kulislerde dolaşan senaryolar ve delegelerin iradesi üzerinden yapılan hesaplar; siyasetin tansiyonunu yükseltmiş durumda. Fakat verilen mesaj net: “Bölünerek değil, kenetlenerek büyüyeceğiz.”
Bu açıklama yalnızca bir birlik çağrısı değil, aynı zamanda parti tabanına yönelik güçlü bir moral manifestosu niteliği taşıyor. Çünkü süreç, şahısların değil kurumların ayakta kalabildiği gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

“GÜN BİRBİRİMİZİ KIRMA GÜNÜ DEĞİL”

Özellikle sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun altını çizdiği gibi “Bugün sevinç çığlıkları atma ya da birbirini kırma günü değildir” mesajı, parti içi hesaplaşmadan çok sağduyu çağrısı olarak okunuyor. Bu yaklaşım, örgütlerde oluşabilecek kırılmaları önleme ve delegelerin iradesini koruma amacı taşıyor.
Açıklamanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise, yaşanan hukuki sürecin bir kriz değil, “yeniden kuruluş kodlarına dönüş fırsatı” olarak değerlendirilmesi oldu. “Ciddiyet, liyakat ve ahlaki temeller” vurgusu; sadece bugünün değil, gelecekteki siyasi yön arayışının da ipuçlarını veriyor.

“BU ÇINAR KOLAY KOLAY YIKILMAZ”

Türk siyasetinde büyük partiler çoğu zaman iç çekişmelerle sınandı. Ancak kökleri derine uzanan siyasi yapılar, kriz dönemlerinde gösterdikleri dayanışmayla güç kazandı. CHP’de verilen son mesaj da tam olarak bunu anlatıyor:
“Bu partinin asıl sahibi; makamlar değil, emek veren insanlardır.”
Önümüzdeki günlerde tartışmalar sürecek, kulisler hareketlenecek, yeni değerlendirmeler yapılacaktır. Ancak görünen o ki parti tabanına verilen esas mesaj şudur: “Rüzgâr ne kadar sert eserse essin, çınar yerinde duracaktır.”