Anasayfa / Son Dakika / Mücahit Birinci’den iktidara ‘mutlak butlan’ uyarısı: Sandıkta faturası ağır olur

Mücahit Birinci’den iktidara ‘mutlak butlan’ uyarısı: Sandıkta faturası ağır olur

AKP’nin eski MYK üyesi Mücahit Birinci, sosyal medya paylaşımında “butlan” vesilesiyle parti yönetimini, olası siyasi sonuçlara karşı tedbirli olmaya çağırdı.

Eski AKP MKYK üyesi avukat Mücahit Birinci, CHP’ye açılarak yönetimin değişeceği öne sürülen mutlak butlan davası hakkında, “Halkı 25 sene önce tanıdınız. Ama köprünün altından çok sular aktı. Artık halk sizin tanıdığınız, bildiğiniz halk değil. Refleksleri çok keskin ve bilinçli. Geri dönülemez bir yola girmeden; hem ekonomik hem siyasi faturası olmadan, etraflıca, akil şekilde düşünmek ve karar vermek için yeterince zaman olduğu kanaatindeyim. Söylüyorum; sonra demedi demeyin, sandıkta faturası ağır olur. Bugün susarsanız, yarın sustuğunuz, durduğunuz güne dönmek için çok konuşmak zorunda kalırsınız. Benden demesi…” ifadelerini kullandı.

CHP’ye “mutlak butlan” tartışmaları sürerken AKP bloğunda bu konu üstünden “parçalanma”olduğu iddiası kulislere yansımış, bazı AKP’lilerin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu kararın alınması halinde partinin zarar göreceğini söylediği öne sürülmüştü.

“Hasar veren ama telafi edilebilen bir konu değil”
Eski AKP’li Birinci de bugün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında iktidara seslenerek CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için “Diploması olmayan, İBB başkanlığı boyunca İstanbul’a bir çivi çakmamış, halk tarafından ne olduğu anlaşılmış ve anlaşılmaya devam eden bir adamın (ve ekibinin) yolunu, organik bir şekilde, geri dönülmesi imkânsız, sağlam taşlarla tek tek döşeyerek hazırlıyorsunuz” ifadelerini kullandı. Mutlak butlan meselesinin hasar veren ama telafi edilebilen konulardan biri olmayacağını kaydeden Birinci, “Söylüyorum; sonra demedi demeyin, sandıkta faturası ağır olur” diye yazdı.

Birinci’nin söz konusu paylaşımının tamamı şöyle:

“Şimdi tüm saygımla;

İktidar içinde olan abilerimiz, büyüklerimiz şöyle bir yanılgıya düşüyor olabilirler:

Selahattin Demirtaş yaklaşık 10 yıldır içeride.

Ne oldu?

Yattı; arkasından kimse gelmedi vs…

Demirtaş’ın arkasında duranlar, adadaki bunağın ve Kandil’deki zevatın talimatı ile duruyorlardı. Fırsat bulup boy vermesin diye arkasından çekildiler.

Bu seferki başka!

Kendi elinizle kabusunuzu organik bir şekilde büyütüyorsunuz. Büyütmeye devam ediyorsunuz. Sıfır noktasına getirdiğinizde kişi, sıfır olarak bekler. Derin dondurucudaki et gibi bekler. Bozulmaz… -5 olmaz, 0 olur kalır.

Ama onu sıfır noktasına getirenler bekleyemez. Getirenler sürekli ve kesintisiz aşınıp eksiye gider. Zaman maalesef bu sefer bizden yana değil; ilk defa, içerde ve dışarda (yurt dışı dahil) bekleyenlerden yana.

Bakın, tekrar altını çiziyorum, üstünü çiziyorum:

Diploması olmayan, İBB başkanlığı boyunca İstanbul’a bir çivi çakmamış, halk tarafından ne olduğu anlaşılmış ve anlaşılmaya devam eden bir adamın (ve ekibinin) yolunu, organik bir şekilde, geri dönülmesi imkânsız, sağlam taşlarla tek tek döşeyerek hazırlıyorsunuz.

Butlan konusu, daha önce yapılan;

operasyonu büyütmek,
pandemide faiz düşürmek,
FETÖyü zamanında bertaraf edememek.
Rusya uçağını vurmak,
İlk Suriye politikası gibi…

Hasar veren ama telafi edilebilen (kısmen) bir konu değil.

Halkı 25 sene önce tanıdınız.

Ama köprünün altından çok sular aktı. Artık halk, sizin tanıdığınız, bildiğiniz halk değil.

Refleksleri çok keskin ve bilinçli.

Geri dönülemez bir yola girmeden; hem ekonomik hem siyasi faturası olmadan, etraflıca, akil şekilde düşünmek ve karar vermek için yeterince zaman olduğu kanaatindeyim.

Söylüyorum; sonra demedi demeyin, sandıkta faturası ağır olur.

Bugün susarsanız, yarın sustuğunuz, durduğunuz güne dönmek için çok konuşmak zorunda kalırsınız..

Benden demesi…”

Ne olmuştu?
MHP‘nin haftalık grup toplantısında Devlet Bahçeli de yaptığı mutlak butlan açıklamasında “CHP, Cumhuriyet’in kurulduğu günden bu yana var olan önemli bir siyasi kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veyahut başka amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz” değerlendirmesini yapmıştı.